Veteriner Kliniğimiz 7/24 365 Gün Açıktır.


  İletişim : (0212) 225 7675 - (0535) 610 20 90 Facebook Sayfamız  Instagram Sayfamız  Youtube

Kedilerde Fip (Feline İnfectious Peritonitis)

Kedilerin bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen bir hastalık olan FİP, kesin bir tedavisi olmayan ölümcül bir hastalık olarak bilinmektedir.

FİP hastalığına neden olan etken Feline Corona Virus olarak adlandırılır. Bu etken başlıca sindirim sistemine yerleşmekle beraber, FİP‘e evirildiğinde; bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla, fırsatçı enfeksiyonlara bağlı olarak, diğer sistemlerde de semptomlar görülebilir. Kedilerin, yaklaşık yarısının, yaşamının bir döneminde karşılaştığı corona virüsü ve bunun sebep olduğu hastalık; çoğu zaman basit ishal ile atlatılır. Ancak bu etken mutasyona uğrayıp FİP’e dönüştüğünde, daha tehlikeli bir hal alır. Etkenin mutasyona uğrama olasılığı %10 olarak kabul edilir. Corona virus’un kediler arasında bulaşıcılığı çok yüksek olmasına rağmen, FİP hastalığını oluşturan etkenin, kediden kediye bulaştığına dair kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Etken insanlarda hastalık oluşturmamaktadır.

Fip hangi kedilerde görülür?

FİP, her yaştan kedide görülebilmekle birlikte; 6 – 20 aylık arasındaki ve de 5-13 yaş arasındaki kedilerde daha sık görüldüğü söylenebilmektedir. Ayrıca bu hastalığa yatkınlık açısından, kedilerin cinsiyeti ve ırkları arasında herhangi bir fark yoktur.

FİP hastalığının belirtileri nelerdir?

FİP kendi içerisinde klinik belirtilerine göre ikiye ayrılır. Bunlar yaş form ve kuru formdur.

Kuru formda, diğer hastalıklardan kesin olarak ayrılabilen belirtileri olduğunu söylemek zordur. Bu bağlamda iştahsızlık, kilo kaybı, yüksek ateş, halsizlik, duygu ve hareket durumlarında değişiklik, durgunluk gibi semptomlar ile birlikte tedaviye cevap vermeyen inatçı enfeksiyonlar gözlenir. Bunlara ek olarak gözlerde sulanma, renk değişikliği, görme sorunları, nefes alıp verme güçlükleri, solunum yolları hastalıkları ve denge problemi, arka bacakları sürüyerek yürüme gibi semptomlar da bu hastalıkla ile birlikte karşımıza çıkar.

Yaş formda da kuru formun bütün belirtileri gözlenebilir. Ayırıcı olarak; karın boşluğu, göğüs boşluğu ve perikardın en az birinde sıvı birikimi olur. Bu sıvı proteinden zengin olmakla birlikte sarılığa bağlı olarak sarımtırak, boz, bulanık ve berrak renklerde olabilir. Karakteristik özelliği olarak parmak arasına alındığında uzayan, yapışkan bir yapısı vardır. Kimi zaman fibrin iplikleri gözle görülebilir.

FİP tanısı nasıl konur?

FİP tanısının konabilmesi için uygulanması gereken pek çok test ve tahlil bulunmaktadır. Bu bağlamda uygulanan kan testinde; kanda corona virüsü araştırması yapılır. Kandaki değerler hızlı bir şekilde değişim gösterebildiği için testin bir süre sonra yeniden tekrarlanması gerekir. Ayrıca bu test kanda corona virüsünün varlığı ve seviyesi hakkında bilgi vermekte, bu virüsün mutasyona uğrayıp FİP’e dönüşüp dönüşmediği ise anlaşılamamaktadır. Bunun yanında kan testi türü olan Elisa testi, dışkı testi, karında ve dokuda biriken sıvı testi de tanıda yardımcı olacaktır. Tüm bunlara ek olarak röntgen ve ultrason ile karın içi gözlenir ve klinik bulgular ile tanı desteklenir.

FİP hastalığının teşhisi; klinik semptomplar, tetkik, tahlil ve görüntüleme cihazlarının sonuçlarına göre klinisyen veteriner hekim tarafından konur.

FİP nasıl tedavi edilir?

Kediye uygulanan testler sonucunda, FİP tanısı konduktan sonra, iyileştirmeye yönelik tedbirler gündeme gelir. FİP, henüz tam olarak tedavi edilebilen bir hastalık değildir. Bu sebeple hasta kedilerin geri kalan yaşamlarının konforunu artırmak amaçlı uygulamalar yapılmaktadır. Bu bağlamda kedinin bağışıklık sistemini güçlendirmek, antibiyotikler ve vitaminlerle hastalığın etkilerini azaltarak, daha sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamak mümkün olmaktadır. Bununla birlikte FİP dolayısıyla karında birikmekte olan sıvı, kedinin nefes alıp vermesini zorlaştırdığı için zaman zaman bu sıvı çekilmektedir. Tüm bunlarla kedi tamamen tedavi edilemese de daha sağlıklı bir yaşam sürebilir.

Kediler, FİP’ten nasıl korunur?

FİP, kedilerin bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen viral bir hastalıktır. Kedinin bu hastalıktan etkilenme oranı -her hastalıkta olduğu gibi- daha çok bağışıklık siteminin güçlü olup olmamasıyla bağlantılıdır. Bu nedenle düzgün kedi bakımı, temizlik ve sağlıklı beslenme bu hastalıktan korunmada temel öğelerdir. Corona virüsünün mutasyona uğramış halinin FİP’e yol açtığı bilinen bir gerçektir. Corona virüsü de beslenme ve dışkı yoluyla bulaştığı için, kedinin yaşam ve beslenme koşullarında hijyene azami ölçüde dikkat edilmesi önem taşımaktadır. Kedinin mama ve su kapları düzenli olarak temizlenmeli ve sokakta temas halinde bulundukları hayvan ve ortamlar konusunda hassas olunmalıdır.

Kedilerin bağışıklık sistemlerinin güçlendirilmesi için vitamin ve mineraller bakımından zengin bir beslenme programı oluşturmak, antioksidanları da ihmal etmemek önerilmektedir.

Hastalığa sebep olan virüsün etki derecesini belirleyen faktörlerden birisi de kedinin ruh hali, stres durumudur. Eğer kedinin günlük yaşamında strese yol açan etkenler fazla ise vücuda alınan corona virüsünün FİP’e dönüşme olasılığı daha yüksektir. Bu bakımdan kedinin evde ya da sokakta duygusal anlamda dengesizliğe düşebileceği, strese girebileceği faktörleri ortadan kaldırmaya çalışmak faydalı olacaktır.

Bunların yanında kedileri corona virüslerin bazı suşlarına karşı koruyan aşılar da mevcuttur. Bu aşıların virüsten koruyuculuk oranı yaklaşık % 60 olarak belirtilmektedir, bu aşıların hasta olmadan önce uygulanması, hastalandıktan sonra da olumlu etki etmeyeceği bilinmektedir. Maalesef, koruyuculuk oranı düşük olduğu için, pratikte bu aşı kullanılmamaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir